
Fener, Balat ve Haliç
MKS Haliç Boğaz'ın hemen ağzında doğal bir liman oluşturarak, İstanbul'un Avrupa Yakası'nı ikiye bölerek Tarihi Yarımada'yı kuzeyde Beyoğlu'ndan ayırıyor. Bugün Haliç'in Türkçe adı, Haliç, hem su kütlesini hem de civardaki birçok mahalleyi gösterir. Bu bölge her zaman önemli bir balıkçılık, tarım ve ulaşım merkezi olmuştur. İlk yerleşimden bu yana bereket sağlamasından dolayı bölge Haliç olarak anılıyor. Haliç özellikle yenilenen tarihi binalarda yer alan balık restoranlarıyla dikkat çekiyor.
Fener:
mahallesi Fener mensubu olma onuruna sahiptir UNESCO Dünya Mirası Liste. Haliç'in batı yakasında Fatih ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Fener'in bitişiğindeki Balat mahallesi İstanbul'un tarihi kadar eski. Bölge ilk olarak şu şekilde biliniyordu: fenerionSonra, Haliç'in en önemli deniz feneri, burada bulunuyordu. Fener'de çok çeşitli tarihi kiliseler, camiler ve evler bulunmaktadır. patriklik hala burada bulunmaktadır ve sonuç olarak bölge önemli bir bölgedir. Ortodoks Kilisesi'nin merkezi.
Balat:
Fener mahallesi gibi balat aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Liste. Bizans döneminden bu yana bu mahalle, İstanbul'daki Yahudi cemaatinin tercih ettiği bölge olma eğilimindeydi. Bölgedeki mimari anıtlar, kiliseler, sinagoglar, hamamlar ve pazarlar zengin tarihi özelliklerini bugün bile koruyor. Sanki İstanbul'un son 2000 yıllık tarihi tablosu önünüze seriliyor.
Piyerloti Cafe:
Piyerloti Cafe Tüm Tarihi Yarımada'yı kuşbakışı seyrederken köpüklü Türk kahvesi içmek, nargile içmek için mükemmel bir yerdir. Adını ünlü Fransız romancı ve denizcilik ataşesi Pierre Loti'den alan Piyerloti Cafe, Haliç'in izleneceği en güzel mekandır.
Eyüp semtinden yola çıkarak ister arabayla isterseniz de mezarlığın içinden geçen patikadan yokuş yukarı yürüyerek kafeye ulaşabilirsiniz. Ancak, kullanmanızı öneririz. teleferik kesinlikle keyif alacaksınız iki dakikalık yolculuk.
Köpüklü bir fincan Türk kahvesi, bir küçük bardak berrak çay içerken ya da geleneksel nargile (nargile veya nargile) içerken güzel bir manzaranın keyfini çıkarmak istiyorsanız Piyerloti'den daha uygun bir yer bulamazsınız. Kafe, geleneksel Türk motifleriyle süslenmiş taş bir terastan oluşmakta ve Eyüp tepelerinde Haliç'e bakmaktadır. Kafenin başka bir bölümünde kartpostallar, hediyeler ve kitaplar satılıyor. Ayrıca kafenin arkasında eski İstanbul evleri tarzında tasarlanmış diğer kafe, restoran ve otellerden oluşan ayrı bir kompleks bulunmaktadır.
Geçmişten günümüze… Pierre Loti, asıl adı Louis Marie Julien Viaud olan Fransız bir yazardır. İstanbul'da ikamet ettiği dönemde en çok uğrak yerlerinden biri o zamanlar "Rabia Kadın Kahvesi" olarak anılan bu kafeydi. Özellikle nargile içmeyi çok sevdiği söyleniyor. Kafeye müdavim olması şerefine “Piyerloti Cafe” adı verildi.




