Tipik Bir Osmanlı: Üsküdar
İstanbul'daki Kız Kulesi
Kadıköy yönünden Boğaz'a yaklaştığınızda, Üsküdar'a varmadan önce sizi Kız Kulesi karşılıyor. Bu efsanevi kule, Üsküdar'ın Salacak ilçesinin kıyısından 150-200 metre açıkta yer almaktadır ve Bizans dönemine kadar uzanmaktadır. Üsküdar'ın merkezine doğru giderken ve ilçeye denizden baktığınızda, Şemsipaşa Camii, Ahmet Çeşmesi III ve ardından Mihrimah Sultan Camii'ni görürsünüz. Üsküdar ilçesi, Osmanlı mimarisinin büyüleyici örneklerine rastlayabileceğiniz eski bir yerleşim bölgesidir.
El değmemiş bir sahil köyü: Kuzguncuk
Boğaziçi
Üsküdar kıyısı boyunca ilerlediğinizde Kuzguncuk semtine ulaşırsınız. Farklı din ve kültürlerden insanların bir arada yaşadığı bu semtte, bir caminin yanında bir kilise görmeniz muhtemeldir. İskelenin yanında yükselen görkemli sahil konakları Fethi Paşa'ya aittir. Sahil konaklarının çevresi Fethi Paşa Ormanı olarak bilinir.
Yalıların Cenneti Beylerbeyi
Anadolu Boğazı Köprüsü'nün eteklerinde yer alan Beylerbeyi'ni denizden mutlaka görmelisiniz . Özellikle baharda erguvanların çiçek açtığı dönemde mor ve leylak tonlarının yeşille harmanlandığı bu bölge, sahil konaklarıyla ünlüdür. Sahilde görkemli bir şekilde yer alan Beylerbeyi Sarayı, Hamidievvel Camii, Arif Bey Sahil Konağı ve Debreli İsmail Paşa Sahil Konağı enfes yapılardır.
Salatalık ve Çay Bahçeleriyle Çengelköy
Boğaziçi Köprüsü, Boğaziçi'ni kapsayan ve böylece Avrupa ile Asya'yı, İstanbul'u birbirine bağlayan iki asma köprüden biridir.
Boğaz kıyısında yer alan özel semtlerden biri de hiç şüphesiz Çengelköy'dür. Salatalığıyla ünlü ilçe, sahildeki çay bahçeleri ve balık restoranlarıyla özellikle hafta sonları oldukça kalabalık oluyor. Eski ahşap evlerin yanı sıra yalıların da bulunduğu bu muhteşem ilçeyi mutlaka ziyaret etmenizi öneririz.
Rumeli Hisarı'nın İhtişamı Altında
Turistler ve Rumeli Kalesi ile Boğaziçi Boğazı'nın kıyısında yolcu gemisi, Avrupa yakası, İstanbul
Bebek ve Aşiyan'dan geçtikten sonra , Rumeli Hisarı tüm ihtişamıyla sizi karşılıyor. Adını kaleyle paylaşan semt, Boğaziçi Üniversitesi'ne yakınlığı sayesinde kıyı şeridindeki balık restoranları ve çay bahçeleriyle her zaman canlılığını koruyor.
Boğazın İncisi: Bebek

Arnavutköy'den Karadeniz'e doğru ilerlediğinizde , Bebek semti sizi karşılıyor. Bir zamanlar Bebek'te saraylar ve villalar standart olsa da, semt şimdi günümüzün yapılarıyla süslenmiş durumda. İlk olarak, kıyıda sizi muhteşem bir taş bina karşılıyor. Bu , Mısır Büyükelçisi'nin kır evi. Ardından neoklasik özellikler taşıyan camiyi görüyorsunuz. Bebek ve Rumeli Hisarı arasında yükselen tepede ise Aşiyan Müzesi yer alıyor.
Boğaz'ın Bir Başka Özel İlçesi: Arnavutköy
İstanbul, Asya ile Avrupa arasında boğaz deniziyle bölünmüş Türk şehri
Kuruçeşme ve Bebek arasında yer alan Arnavutköy , geçmişte Rumların yerleştiği bir sahil beldesiydi. İskelesi ve denizden bakıldığında boncuk gibi yan yana dizilmiş deniz kenarı konaklarıyla eski bir balıkçı köyünü andıran semt, Rum Kilisesi, Etzha Haym Sinagogu ve çok sayıda merdivenli dar sokaklarıyla Boğaz'ın genel havasına farklı bir boyut katıyor.
Tadını çıkar!